Sincap ve Ördek
Cevizlerini toplayan Sincap Sinco, en değerli cevizini göle düşürür.
Bir varmış bir yokmuş... Koca çınar ağaçlarının gölgelediği, ortasında ayna gibi parlayan bir gölün bulunduğu "Yeşil Yosun Ormanı"nda hayat çok hareketliymiş. Bu ormanda, yerinde duramayan, kuyruğu kendi boyundan büyük Sincap Sinco yaşarmış. Sinco'nun en önemli işi, kış gelmeden bulabildiği en güzel cevizleri ve palamutları toplamaktı. Çünkü sincaplar kışın uyumazlar, sadece yuvalarında dinlenir ve sakladıkları yiyecekleri yerlerdi.
Bir gün Sinco, gölün kenarındaki yaşlı meşe ağacının dalında "kıtır kıtır" ceviz kırarken, elindeki devasa, harika bir cevizi yanlışlıkla elinden kaydırdı. Ceviz dallara çarparak "Pat, küt, şlapp!" diye gölün derin sularına düştü.
Sinco dalın ucuna kadar koştu. "Eyvah! Kışlık yiyeceğim gitti! Ben yüzme bilmem ki! Tüylerim ıslanırsa ağırlaşırım, batarım!" diye üzüldü.
Tam o sırada, gölün sazlıklarının arasından "Vak vak vak!" diye neşeli bir ses duyuldu. Bu, gölün en iyi yüzücüsü, bembeyaz tüyleri olan Ördek Dandi idi. Dandi, suyun üzerinde sanki kayıyormuş gibi süzülerek Sinco'nun yanına geldi.
Dandi, "Ne oldu Sinco? Neden kuyruğunu bükmüş üzülüyorsun?" diye sordu.
Sinco, "En güzel cevizim suya düştü Dandi. Onu alamam," dedi.
Dandi güldü: "Dert ettiğin şeye bak! Ben alırım. Biliyor musun, benim ayaklarım senin gibi parmaklı değil, perdelidir. Yani parmaklarımın arası bir palet gibi kapalıdır. Bu sayede suda çok hızlı yüzerim. Ayrıca tüylerimdeki özel bir yağ sayesinde hiç ıslanmam, hep kuru kalırım!"
Dandi, "Hoppala!" diyerek başını suya soktu, poposunu havaya dikti ve saniyeler içinde suyun dibinden cevizi gagasıyla yakalayıp çıkardı. Kıyıya yüzüp cevizi Sinco'ya verdi. Sinco sevinçten zıpladı: "Teşekkürler Dandi! Sen harika bir yüzücüsün!"
Dandi, "Rica ederim," dedi ama yüzü biraz asıktı. "Aslında benim de bir derdim var Sinco. Şu ağacın tepesindeki dalda asılı kalmış parlak bir tüy var. O benim en sevdiğim tüyümdü, rüzgar onu oraya uçurdu. Ben oraya çıkamam ki... Benim ayaklarım düzdür, tırmanmak için uygun değil. Kanatlarım da o sık dalların arasına giremez."
Sinco hemen göğsünü kabarttı. "Şimdi sıra bende Dandi! Benim ayaklarımda keskin tırnaklar var, bu sayede en dik ağaçlara bile düşmeden tırmanırım. Ve şu kocaman, pofuduk kuyruğum var ya? O benim dengemi sağlar, ip cambazı gibi yürürüm!"
Sinco, "Vınnn!" diye ağaca tırmandı. Tırnaklarını kabuğa geçirerek en tepeye kadar çıktı. Kuyruğuyla dengesini sağladı, en ince dala uzandı ve Dandi'nin parlak tüyünü aldı. Aşağı inip tüyü Dandi'ye verdi.
Ördek Dandi ve Sincap Sinco birbirlerine baktılar. Dandi suda, Sinco ağaçta ustaydı. Biri yüzemezdi, diğeri tırmanamazdı ama bir araya geldiklerinde her sorunu çözebilirlerdi.
O günden sonra Sinco, ağaçtan düşen meyveleri Dandi'ye attı; Dandi de suyun getirdiği güzel tohumları kıyıya taşıdı. Ormanda herkes onların bu harika dostluğunu konuştu.
Gökten üç ceviz düşmüş: Biri tırmanmayı seven Sinco'ya. Biri yüzmeyi seven Dandi'ye. Biri de arkadaşlarının yeteneklerini takdir eden akıllı çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
44
Beğenmedim
5
Sevdim
34
Güldüm
6
Kızdım
2
Üzüldüm
4
Şaşırdım
9
