Yankı Ormanı'nın Bilge Baykuşu

Yankı Ormanı'nda yaşayan Bilge Baykuş Hektor'un, kayıp sesleri arayışını ve doğanın dengesini yeniden buluşunu anlatan büyülü bir masal.

Yankı Ormanı'nın Bilge Baykuşu - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarların en yeşil, en görkemli ormanlarından biri olan Yankı Ormanı'nda, tüyleri gümüşi ay ışığı gibi parıldayan, gözleri kehribar renkli ve içi bilgelikle dolu yaşlı bir baykuş yaşarmış. Adı Hektor imiş. Hektor, dalları göğe uzanan ulu meşe ağacının en tepesinde, yosunlarla kaplı kovuğunda oturur, ormanın her köşesinden gelen sesleri dinlermiş. Geceleri kanatlarını açar, "huu-huu" diye seslenerek ormanın derinliklerinde yankı uyandırır, her fısıltıyı, her hışırtıyı, her cıvıltıyı kalbinde toplarmış. Onun en sevdiği özelliği, ormandaki her canlının derdini dinleyip, onlara en doğru yolu göstermesiymiş. Fakat bir sabah, güneşin ilk ışıklarıyla birlikte ormanın sesleri, alışılmadık bir sessizliğe bürünmüş; ne cıvıltı, ne hışırtı, ne de Bilge Hektor’un kendi yankısı duyulmaz olmuş. Sanki orman, dilini yutmuş, tüm notaları gökyüzüne bırakıvermiş.

Yankı Ormanı'nın Bilge Baykuşu - Masal Oku

Hektor, bu esrarengiz sessizliğin ardındaki sırrı çözmek için kanatlarını çırpmış. İlk olarak, en neşeli şarkılarıyla bilinen minik serçelerin yuvalarına gitmiş. Ama serçeler, gaga bile açamıyor, sadece şaşkın gözlerle etrafa bakınıyorlarmış. Ardından, dere kenarında su içen ceylan sürüsüne yaklaşmış; onların da narin sesleri çıkmıyor, sadece tedirgin adımlarla yürüyüp duruyorlarmış. Hektor, bu durum karşısında derin bir iç çekmiş, "huu-huu" diye seslenmeye çalışmış ama kendi sesi bile boğazında düğümlenip kalmış. Ormanın en bilge varlığı olarak, bu sessizliğin sıradan bir durum olmadığını anlamış ve ormanın en yaşlı ağacının köklerine doğru süzülmüş. Orada, toprağın derinliklerinden gelen hafif bir titreşim hissetmiş. Bu, sanki ormanın kalbi, sessizce yardım çağırıyormuş.

Yankı Ormanı'nın Bilge Baykuşu - Masal Oku

Titremenin peşinden giden Hektor, ormanın kalbinde, pırıl pırıl parlayan bir mağaraya ulaşmış. Mağaranın içinde, rengarenk ışıklarla dans eden, minik, şeffaf yaratıklar görmüş. Bunlar, ormanın ruhları, yani "Ses Perileri" imiş. Ses Perileri, kaybolan sesleri kendilerine hapsetmiş, çünkü orman sakinleri birbirlerini dinlemeyi unutmuş, sadece kendi seslerini duyurmaya çalışır olmuşlar. Periler, bu bencil davranıştan yorulmuş ve sesleri korumak için onları kendi dünyalarına çekmişler. Hektor, perilerin lideri olan Parıltı'ya yaklaşmış ve ormanın eski ahengini geri getirmek, tüm canlıların yeniden birbirini dinleyip anlaması için bir anlaşma önermiş. Parıltı, Hektor'un bilgece sözlerinden etkilenmiş ve ona bir şans vermeye karar vermiş; eğer orman sakinleri bir gün boyunca sadece dinlemeyi başarırsa, sesler geri dönecekmiş.

Yankı Ormanı'nın Bilge Baykuşu - Masal Oku

Hektor, kanatlarını çırparak ormanın üzerine yükselmiş ve tüm hayvanlara bu anlaşmayı duyurmuş. Başta zorlansalar da, her bir canlı, Hektor'un sözlerine güvenerek bir gün boyunca sessiz kalmış, sadece kulaklarını açıp doğanın fısıltılarını dinlemiş. Gün batımında, orman, uzun zamandır duymadığı bir ahenkle dolmuş; her bir yaprağın hışırtısı, her bir derenin şırıltısı ve en sonunda, minik serçelerin yeniden cıvıltısı duyulmuş. Ses Perileri, ormanın uyumunu görünce sevinçle sesleri serbest bırakmışlar ve Yankı Ormanı eski neşesine kavuşmuş. Hektor, o günden sonra ormanın sadece sesini değil, kalbini de dinlemesi gerektiğini herkese öğretmiş. Gökten üç altın tüy düşmüş, biri Bilge Baykuş Hektor’a, biri ormanın tüm canlılarına, biri de masalımızı dinleyen ve birbirini dinlemeyi öğrenen tüm uslu çocuklara.

Yankı Ormanı'nın Bilge Baykuşu - Masal Oku

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 17
Beğenmedim Beğenmedim 3
Sevdim Sevdim 20
Güldüm Güldüm 2
Kızdım Kızdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 1
Şaşırdım Şaşırdım 7