Fenerci Deniz ile Sisler
Fenerci Deniz ile Sisin İçindeki Işık, karanlık gecelerde denizcilere yol gösteren küçük bir fenercinin cesaret ve fedakârlık dolu büyülü hikâyesini anlatır.
Bir varmış bir yokmuş, mavi bir denizin en ucundaki sarp kayalıkların üzerinde, gökyüzüne uzanan bembeyaz bir deniz feneri varmış. Bu fenerin bekçisi, kırmızı yün beresini kulaklarına kadar indiren, çilli yanaklı, minik elleriyle koca bir lambayı gururla parlatan Fenerci Deniz'miş. Deniz henüz küçücük bir çocukmuş ama kalbi, denizin bütün dalgalarını içine sığdıracak kadar büyükmüş. Her akşam güneş sulara battığında, o kocaman fitili özenle yakar, ışığın karanlığa uzanışını izlerken mutluluktan içi kıpır kıpır olurmuş.
Bir gece deniz üzerine, sütten daha yoğun, kurşundan daha ağır bir sis çökmüş. Dalgalar kayalara çarparken şap şap sesler yükseliyor, uzaklardan gelen bir balıkçı teknesinin çıngırağı tın tın çınlıyormuş. Fenerci Deniz pencereden baktığında, sisin içinde kaybolmuş küçük bir teknenin bir o yana bir bu yana savrulduğunu fark etmiş. Yüreği hopladıysa da hemen lambanın başına koşmuş; ama tam o sırada rüzgâr fırrr diye bir eserek fitilin ateşini söndürüvermiş. Karanlık, feneri bir battaniye gibi sarmalamış.
Deniz korkuyla titrese de pes etmemiş, çünkü denizdeki dostlarının o ışığa güvendiğini bilirmiş. Karanlıkta el yordamıyla kibritleri aramış, minik parmakları titreye titreye fitili yeniden tutuşturmaya çalışmış. O anda pencereye konan yaşlı, bilge bir martı, kanatlarıyla rüzgârı keserek ışığın önüne siper olmuş. 'Korkma küçük fenerci, ben yanındayım,' demiş martı. Deniz derin bir nefes almış, kibriti çakmış ve fener birden pırıl pırıl yanmış. Işık sisi yararak denize uzanmış, kaybolan tekneyi tam da kayalıklara çarpmadan güvenli koya yöneltmiş.
Şafak sökerken sis dağılmış, deniz masmavi bir aynaya dönmüş, kurtulan balıkçılar teşekkür için fenerin önünde toplanmışlar. Fenerci Deniz, kırmızı beresini düzeltip mahcup bir gülümsemeyle onları selamlamış; artık biliyormuş ki bir görevi sadakatle sürdürmek, en karanlık gecede bile umut olmak demekmiş. O günden sonra fenerin ışığı hiç sönmemiş, çünkü Deniz sorumluluğun ve yardımlaşmanın en güzel ışık olduğunu öğrenmiş. Gökten üç ışık huzmesi düşmüş, biri cesur fenerci Deniz'e, biri kanadıyla siper olan bilge martıya, biri de zorlukta pes etmeyen ve başkalarına yardım eden tüm uslu çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
3
Beğenmedim
0
Sevdim
12
Güldüm
2
Kızdım
0
Üzüldüm
0
Şaşırdım
1
