Küçük Prens ve Kayıp Yıldız

Küçük Prens, sönen yıldızını bulmak için uzayın derinliklerine yolculuğa çıkar; cesaret ve sevgiyle karanlığı aydınlatır.

Küçük Prens ve Kayıp Yıldız - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, uzayın en ücra köşesinde, tek başına bir gezegen üzerinde küçük bir prens yaşarmış. Saçları altın sarısı, gözleri derin mavi, omuzlarına kadar inen ipek gibi tüylü bir pelerini varmış; bu pelerin her rüzgarda mor ve gümüş renklere bürünürmüş. Küçük prensin en sevdiği şey geceleri gezegeninin kenarına oturarak yıldızları saymak ve onlara isimler vermekmiş. Ama yıldızların arasında hepsinden parlak, hepsinden sevgili bir tanesi varmış; adını 'Işıl' koymuş, her gece ona bakarak uyumuş.

Bir varmış bir yokmuş, uzayın en ücra köşesinde, tek başına bir gezegen üzerinde küçük bir prens yaşarmış. Saçları altın

Bir sabah gözlerini açtığında Işıl'ın yerinde yalnızca simsiyah bir boşluk varmış; yıldızı sönmüş, yok olmuş, gitmişmiş. Küçük prens hemen küçük gümüş uzay teknesine atlamış, titreyen motorun vızz vızz sesiyle karanlığa doğru yol almış. Yolculuğu sırasında önce Kızıl Toz Gezegeni'ne uğramış; orada yaşlı bir gözlemci teleskobunun başından kalkamayan, hiç kimseyle konuşmayan yaşlı bir adam varmış. Adam ona şöyle demiş: 'Yıldızlar sönmez, yalnızca gizlenir. Karanlık Bulut Canavarı onları çalar ve kendi içinde saklar.' Küçük prens bu sözleri yüreğine işlemiş, yoluna devam etmiş. Derken pembe ışıltılı Kristal Gezegeni'ne varmış; orada küçük, gümüş kanatlı bir uzay perisi yaşarmış, adı Sima'ymış. Sima ona Karanlık Bulut Canavarı'nın nerede olduğunu söylemiş ama eklemiş: 'O canavarı güçle yenemezsin, yalnızca sevgiyle eritebilirsin.'

Bir sabah gözlerini açtığında Işıl'ın yerinde yalnızca simsiyah bir boşluk varmış; yıldızı sönmüş, yok olmuş, gitmişmiş.

Küçük prens Sima'nın gösterdiği yönde ilerlemiş; ta ki gökyüzünün tamamını kapatan, içinde binlerce yıldız hapseden simsiyah bir buluta ulaşmış. Bulutun içinden tık tık tık, küçük yıldızların çırpındığı sesler geliyormuş. Canavar devasa, gürültülü ve soğukmuş; her yaklaşana kükremişmiş. Küçük prens korkmamış. Pelerinin cebinden Işıl'a her gece söylediği ninninin sözlerini yazdığı küçük bir kağıt çıkarmış ve yüksek sesle okumaya başlamış. Sesi önce titrek, sonra güçlü, sonra bütün uzayı dolduran bir ışık gibi yayılmış. Karanlık Bulut Canavarı bu sese dayanamamış; içindeki sıcaklık onu eritmeye başlamış. Önce kenarları incelmiş, sonra ortası çatlamış ve pat! diye patlamış. İçindeki yüzlerce yıldız özgürce fırlamış, her biri doğru yerine koşmuş. Işıl da aralarındaymış; küçük prensin gözlerinin tam karşısında, eskisinden çok daha parlak yanmış.

Küçük prens Sima'nın gösterdiği yönde ilerlemiş; ta ki gökyüzünün tamamını kapatan, içinde binlerce yıldız hapseden sims

Küçük prens Işıl'ın ışığında yüzü pembe pembe, gözleri dolu dolu gezegenine dönmüş. Sima da yanında uçmuş; artık onlar dost olmuş. O geceden sonra küçük prens yıldızları saymakla kalmamış, her birine küçük bir ninni söylemiş; çünkü öğrenmiş ki sevgi, karanlığın eritemediği tek ışıkmış. Sevdiğimiz şeyleri korumak için cesaret şart, ama o cesareti besleyen şey her zaman yürekteki sıcaklıkmış. Gökten üç altın yıldız düşmüş; biri cesur küçük prense, biri dost canlısı Sima'ya, biri de masalımızı dinleyen ve sevdiklerini hiç bırakmayan tüm uslu çocuklara.

Küçük prens Işıl'ın ışığında yüzü pembe pembe, gözleri dolu dolu gezegenine dönmüş. Sima da yanında uçmuş; artık onlar d

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 12
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 9
Güldüm Güldüm 4
Kızdım Kızdım 2
Üzüldüm Üzüldüm 0
Şaşırdım Şaşırdım 0