Kutup Ayısı ile Penguen Masalı
Kuzeyin devi Kutup Ayısı Koca Pati ile Güneyin sevimlisi Penguen Zıpcık, Sihirli Buzul'da bir araya gelir.
Bir varmış bir yokmuş... Dünyanın en soğuk, en beyaz ve en ışıltılı yeri olan Sihirli Buzul Adası'nda harika bir dostluk yaşanırmış. Çocuklar, normalde kutup ayıları dünyanın en tepesinde, yani Kuzey Kutbu'nda; penguenler ise dünyanın en altında, yani Güney Kutbu'nda yaşarlar. Birbirlerini hiç görmezler. Ama burası sihirli bir adaymış! Masal bu ya, dev gibi bir kutup ayısı olan Koca Pati ile minik bir imparator penguen olan Zıpcık, bu adada kapı komşusu ve en yakın arkadaş olmuşlar.
Koca Pati, bembeyaz, kalın bir kürke ve derisinin altında onu sıcak tutan kalın bir yağ tabakasına sahipmiş. Bembeyaz karların içinde saklanmakta ustaymış. Zıpcık ise siyah-beyaz su geçirmez tüyleri olan, karada paytak paytak yürüyen ama karnının üzerine yatıp buzda "Vınnn!" diye kaymaya bayılan neşeli bir kuşmuş.
Bir sabah, Sihirli Buzul'da çok sert bir rüzgar çıkmış. Gökyüzünü gri bulutlar kaplamış ve korkunç bir Kar Fırtınası patlamış! Rüzgar "Vuuuuu!" diye esiyor, karları havaya savuruyormuş.
Minik penguen Zıpcık, fırtınanın ortasında kalmış. "Brrr! Ben normalde ailemle ve binlerce penguen arkadaşımla yan yana durup birbirimizi ısıtırdım. Tek başıma rüzgara dayanamıyorum, çok üşüdüm!" diye titremeye başlamış.
O sırada, fırtınanın içinde dev bir beyaz gölge belirmiş. Bu Koca Pati'ymiş! Kutup ayıları fırtınadan hiç korkmazmış. Koca Pati, Zıpcığın titrediğini görünce hemen yanına gitmiş. Koca gövdesini rüzgarın estiği yöne siper etmiş ve kalın, sıcak kürküyle Zıpcığı sarmalamış.
"Korkma minik dostum," demiş Koca Pati gür ama yumuşak sesiyle. "Benim kürküm ikimizi de ısıtır." Koca Pati'nin ardında kalan Zıpcığın titremesi hemen geçmiş ve sıcacık olmuş. "Teşekkür ederim Koca Pati! Sen harika bir koruyucusun," demiş.
Fırtına dindiğinde, her yer pırıl pırıl olmuş ama ikisinin de karnı çok acıkmış. Koca Pati, "Gidip buzların arasından lezzetli balıklar avlayalım," demiş.
Ancak fırtına yüzünden buzullar yer değiştirmiş. Kalın buz tabakasının üzerinde balık tutmak için sadece incecik, dar bir çatlak kalmış.
Koca Pati, devasa pençeleriyle çatlağa uzanmaya çalışmış ama pençeleri o kadar büyükmüş ki o daracık deliğe sığmamış.
"Eyvah," demiş Koca Pati üzülerek. "Burnumla balıkların kokusunu alıyorum ama pençelerim oraya sığmıyor. Karnımız aç kalacak."
Zıpcık hemen öne atılmış. "Üzülme Koca Pati! Şimdi sıra bende!" demiş. "Ben bir kuşum ama gökyüzünde değil, okyanusun derinliklerinde uçarım!"
Zıpcık karnının üzerine yatmış, buzlarda hızla kaymış ve o daracık çatlaktan suya "Cumburlop!" diye dalıvermiş.
Su altında Zıpcık o kadar kıvrak, o kadar hızlıymış ki, bir roket gibi yüzüyormuş! Saniyeler içinde gagasıyla yakaladığı gümüş renkli, taze balıklarla buzun üzerine fırlamış. "Al bakalım Koca Pati, afiyet olsun!" demiş.
Koca Pati şaşkınlıkla balıkları yemiş. "Sen inanılmazsın Zıpcık!" demiş. "Ben koca gücümle fırtınayı yendim ama sen de o minik bedeninle, kıvraklığınla bize harika bir yemek buldun."
İki arkadaş karların üzerine uzanıp gökyüzünü izlemişler. O gün anlamışlar ki; biri büyük biri küçük, biri Kuzeyli biri Güneyli olsa da... Birbirlerinin eksiklerini tamamladıklarında yenemeyecekleri hiçbir zorluk yokmuş.
Gökten üç buz kristali düşmüş: Biri koruyucu dev Koca Pati'ye. Biri yetenekli minik Zıpcığa. Biri de farklı yeteneklerin birleşince ne kadar güçlü olduğunu anlayan akıllı çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
39
Beğenmedim
4
Sevdim
40
Güldüm
12
Kızdım
1
Üzüldüm
1
Şaşırdım
4

Zibirtek Memo nun hoşuna gitti