Minik Serçe ile Yağmur

Kuraklık vurmuş vadide minik bir serçe, umudunu kaybetmeyip sabırla dua ederek dostlarına yağmuru ve bir zeytin dalını nasıl getirir? Sabrın ve şükrün masalı.

Minik Serçe ile Yağmur - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, çınarların gölgesinde uyuklayan bir vadinin en yüksek dalında, tüyleri sabah çiyi kadar temiz, gözleri iki damla bal gibi parlayan minik bir serçe yaşarmış. Adına Çise derlermiş, çünkü kanat çırptığında havada yağmur öncesi serinliği taşırmış sanki. Diğer kuşlar durmadan cıvıldarken, o küçük yüreğiyle her sabah gözlerini kapar, gökyüzüne dönüp usulca şükredermiş: "Bana kanat verene, tanelere, suya ve şu güzel vadiye bin şükür." Vadinin ihtiyarları onun bu tatlı huyunu görünce başlarını sallayıp gülümserlermiş.

Minik Serçe ile Yağmur - Masal Oku

Derken bir yaz gelmiş ki, gökten tek bir damla bile düşmez olmuş. Dereler ince birer iplik gibi kurumuş, çamurlar çatlamış, ağaçların yaprakları pas rengine bürünmüş. Kuşlar susuzluktan bitkin düşmüş, kimileri "Bize kimse yardım etmiyor!" diye sızlanmış, kimileri de umudunu tümden yitirip pınar aramaya uzak diyarlara uçup gitmiş. Çise ise dalından inmemiş; her şafakta, kavrulmuş toprağa bakarak, kanatlarını açıp yalvarmış: "Ey her şeyi bilen, biz sabrediyoruz, sen bize bir çare gönder." Kırlangıçlar onunla alay etmiş: "Sen dua ederek mi yağmur yağdıracaksın minik serçe?" demişler. Çise gücenmemiş, yalnızca "Ben sabrımı ve şükrümü elden bırakmam, gerisi bana ait değil," diye cevaplamış tatlı bir sesle.

Minik Serçe ile Yağmur - Masal Oku

Günler geçtikçe vadi iyice sararmış, tek bir yeşil filiz kalmamış gibiyken Çise bir sabah, dağın ardındaki uzak sırtlarda, ihtiyar bir kaplumbağanın nemli bir mağaranın dibinde küçük bir su göleti sakladığını duymuş. Kanatları bitkin olsa da hiç durmadan, rüzgârın uğultusu kulaklarında çınlaya çınlaya o sırta uçmuş. Bilge kaplumbağa ona demiş ki: "Bu suyu paylaşırsan bereket çoğalır, saklarsan tükenir küçük dostum." Çise hemen vadiye dönmüş, kalan bütün kuşları, hatta kendisiyle alay eden kırlangıçları bile toplayıp mağaraya götürmüş. Herkes kana kana içmiş, sonra hep birlikte gökyüzüne dönüp şükretmişler. Tam o an gökte kalın bir gümbürtü kopmuş, ilk yağmur damlaları çatlamış toprağa düşmüş; Çise gagasında getirdiği taze bir zeytin dalını dalına bırakmış, çünkü yağmurun müjdesi böyle gelirmiş.

Minik Serçe ile Yağmur - Masal Oku

O yağmurla vadi yeniden yeşermiş, dereler şırıl şırıl akmış, çınarlar taptaze yapraklarla süslenmiş. Kuşlar Çise'nin çevresinde toplanıp ondan sabrı, şükrü ve paylaşmayı öğrenmişler; artık her sabah hep birlikte gökyüzüne dönüp teşekkür ederlermiş. Küçük serçe onlara şöyle demiş: "Zorluk gelince şikâyet etmek kolaydır, ama sabreden, şükreden ve elindekini paylaşan asla yalnız kalmaz." Bu tatlı masaldan aklımızda kalsın ki; darda kaldığımızda umudumuzu yitirmemeli, sabretmeli, nimetlere şükretmeli ve elimizdekini dostlarımızla bölüşmeliyiz. Gökten üç zeytin dalı düşmüş; biri sabırlı serçe Çise'ye, biri bilge kaplumbağaya, biri de masalımızı dinleyen, şükreden ve paylaşmayı bilen tüm uslu çocuklara.

Minik Serçe ile Yağmur - Masal Oku

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 23
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 27
Güldüm Güldüm 4
Kızdım Kızdım 1
Üzüldüm Üzüldüm 0
Şaşırdım Şaşırdım 3