Minik Yalancı Çoban

Küçük çoban Mavi, boş yere bağırıp köylüyü koşturan bir çobanmış. Doğruyu söylemenin değerini öğrendiği sıcacık bir masal.

Minik Yalancı Çoban - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil bir tepenin üstünde, pamuk kadar yumuşak tüylü, minnacık bir kuzu çobanı yaşarmış. Adı Mavi'ymiş, çünkü gözleri tıpkı sabah göğü gibi tertemiz maviymiş. Mavi, çıngıraklı bir değnekle sürüsünü otlatır, güneş ısıtınca kır çiçeklerinin arasında zıplayarak oynarmış. Ama bu minik çobanın tatlı bir huyu, bir de yaramaz bir alışkanlığı varmış: Çok sıkılınca sesini yükseltir, olmayan şeyleri varmış gibi anlatmayı pek severmiş.

Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil bir tepenin üstünde, pamuk kadar yumuşak tüylü, minnacık bir kuzu çobanı yaşarmış. Adı M

Bir sabah güneş tepelere sarı bir yorgan serince, Mavi otlakta canı sıkılmış da sıkılmış. Birden aklına yaramaz bir fikir gelmiş. Ciğerlerini doldurup var gücüyle, 'İmdaaat! Kurt geldi, kuzularımı kapıyor!' diye haykırmış. Köylüler tırpanlarını, kovalarını kapıp 'tap tap tap' ayak sesleriyle tepeye koşmuşlar. Ama ne kurt varmış ne de kuş! Mavi kahkahalarla gülerken, köylüler yorgun yorgun geri dönmüşler. Ertesi gün Mavi aynı oyunu bir daha oynamış, köylüler yine 'şıp şıp' terleyerek boşa koşmuş. 'Bu ne eğlence!' diye düşünmüş minik çoban, oysa dostlarının kalbini kırdığını hiç fark etmemiş.

Bir sabah güneş tepelere sarı bir yorgan serince, Mavi otlakta canı sıkılmış da sıkılmış. Birden aklına yaramaz bir fiki

Derken bir akşamüstü, çalıların ardından gerçekten kocaman, aç gözlü bir kurt sivrilmiş. Mavi'nin minik yüreği 'küt küt' çarpmaya başlamış. 'İmdat! Gerçekten kurt geldi!' diye var gücüyle bağırmış, bağırmış. Ama köyden tek bir kişi bile kıpırdamamış, çünkü herkes 'Yine yalan söylüyor,' demiş. Gözyaşları yanaklarından 'tıp tıp' süzülürken, tepenin öbür yanından ihtiyar, bilge bir koyun ağır ağır yürüyerek gelmiş. Boynundaki çıngırağı öyle gür çalmış ki, 'çınn çınn' sesini duyan çoban köpekleri havlaya havlaya koşmuş. Kurt korkuyla ormana kaçmış, kuzular kurtulmuş.

Derken bir akşamüstü, çalıların ardından gerçekten kocaman, aç gözlü bir kurt sivrilmiş. Mavi'nin minik yüreği 'küt küt'

O gece Mavi, bilge koyunun yanına sokulup usulca 'Beni affeder misin?' diye fısıldamış. Yaşlı koyun gülümseyerek, 'Doğruyu söyleyenin sözü, en karanlık gecede bile ışık olur minik çoban,' demiş. O günden sonra Mavi hep doğruyu söylemiş, köylüler de ona yeniden güvenmiş. Artık bir şey söylediğinde herkes gönül rahatlığıyla gülümsermiş. İşte sevgili çocuklar, yalan söyleyen bir gün gerçeği söylese de kimse inanmaz; doğruluk ise insana en güzel dostluğu kazandırır. Gökten üç yumuşak kuzu tüyü düşmüş; biri doğruyu öğrenen minik çoban Mavi'ye, biri bilge ihtiyar koyuna, biri de her zaman doğruyu söyleyen tüm uslu çocuklara.

O gece Mavi, bilge koyunun yanına sokulup usulca 'Beni affeder misin?' diye fısıldamış. Yaşlı koyun gülümseyerek, 'Doğru

..

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 5
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 6
Güldüm Güldüm 1
Kızdım Kızdım 2
Üzüldüm Üzüldüm 1
Şaşırdım Şaşırdım 4