Papatya Kız ve Sözlerin Bahçesi

Papatya Kız'ın söz vermenin ve dostluğun değerini öğrendiği, rengarenk çiçeklerle dolu bir masal. Sözlerin sihirli gücünü keşfet!

Papatya Kız ve Sözlerin Bahçesi - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil tepelerin ardında, rengarenk çiçeklerle bezenmiş bir vadide Papatya Kız yaşarmış. Saçları gün ışığı gibi sapsarı, gözleri ise gökyüzünün en berrak mavisiymiş. Her sabah uyandığında, penceresinden içeri süzülen kuş sesleriyle gülümsermiş. Papatya Kız, söz vermeyi çok severmiş; arkadaşlarına, annesine, hatta vadideki minik karıncalara bile sözler verirmiş. Ama ne yazık ki, verdiği sözleri tutmakta biraz zorlanırmış. Bir gün, en yakın arkadaşı Minik Kelebek Uçan, ona doğum günü için nadir bulunan Ayçiçeği Nektarı'nı getireceğine söz vermiş, ancak oyunlara dalınca sözünü unutmuş. Minik Kelebek Uçan'ın kanatları o gün hiç neşeyle çırpınmamış, sanki her bir kanat vuruşu kalbindeki kırıklığı fısıldıyormuş. Fırrr diye uçup giden kelebek, Papatya Kız'ın ardında hüzünlü bir iz bırakmış.

Papatya Kız ve Sözlerin Bahçesi - Masal Oku

Papatya Kız, Minik Kelebek Uçan'ın gözlerindeki hüznü görünce kalbi sızlamış. O an, verdiği sözlerin ne kadar önemli olduğunu, tutulmayan her sözün bir kalbi nasıl kırdığını anlamış. Oysa o, söz vermeyi bir oyun gibi sanırmış. Vadinin en yaşlı ve bilge ağacı olan Ulu Meşe, Papatya Kız'ın yanına gelmiş, dalları rüzgarda şıp şıp sallanırken, "Küçük Papatya, sözler tıpkı tohumlar gibidir," demiş fısıltıyla. "Ekersen yeşerir, unutursan solar gider. Her solan tohum, bir hayali de beraberinde götürür." Papatya Kız, Ulu Meşe'nin sözlerini dikkatle dinlemiş. O günden sonra, verdiği her sözü bir çiçek gibi özenle sulamaya, büyütmeye karar vermiş. Ama bu kolay olmamış, çünkü alışkanlıklar bir anda değişmezmiş. Bazen yine unuturmuş, bazen yine başka bir oyunun peşine düşermiş. Ancak her seferinde Minik Kelebek Uçan'ın solan kanatlarını hatırlayıp kendini düzeltmeye çalışırmış.

Papatya Kız ve Sözlerin Bahçesi - Masal Oku

Bir sabah, vadiye uzaklardan gelen bir haber yayılmış: "Vadinin en güzel çiçeği, Gece Çiçeği, hastalanmış! Onu iyileştirecek tek şey, Şarkıcı Kuş'un şafak sökmeden önce söylediği en neşeli şarkısıymış." Papatya Kız, hemen Şarkıcı Kuş'u bulmaya söz vermiş, bu sefer gerçekten. Minik Kelebek Uçan da onunla birlikte uçmaya karar vermiş. Yollar dikenli, patikalar çamurluymuş. Ama Papatya Kız, her adımında "Söz verdim!" diye fısıldamış kendine. Gece çökerken, Şarkıcı Kuş'un yuvasına varmışlar. Kuş, Papatya Kız'ın yorgun yüzüne bakmış ve "Şarkımı söylemek için söz verdim, ama sabah olmadan önce söyleyemem," demiş. Papatya Kız, sabırla beklemiş. Sonunda, güneşin ilk ışıklarıyla birlikte, Şarkıcı Kuş'un sesi yankılanmış vadide. Tıp tıp damlayan çiğ taneleriyle birlikte, şarkının melodisi Gece Çiçeği'ne ulaşmış ve çiçek yeniden canlanmış, yaprakları pırıl pırıl parlamış.

Papatya Kız ve Sözlerin Bahçesi - Masal Oku

Gece Çiçeği iyileşince, tüm vadi neşeyle dolmuş taşmış. Papatya Kız, o gün söz vermenin sadece bir oyun değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk olduğunu gerçekten anlamış. Artık verdiği her sözü bir hazine gibi korurmuş. Minik Kelebek Uçan'ın kanatları yeniden rengarenk parlar, vadi boyunca neşeyle uçar dururmuş. Papatya Kız, dostlarına verdiği sözleri tuttuğu için kalbi huzurla dolarmış. Çünkü sözler, dostlukları güçlendiren, kalpleri birleştiren sihirli köprüler gibiymiş. Gökten üç papatya yaprağı düşmüş, biri sözünü tutan Papatya Kız'a, biri dostluğun kıymetini bilen Minik Kelebek Uçan'a, biri de verdiği sözlerin değerini anlayan tüm iyi kalpli çocuklara.

Papatya Kız ve Sözlerin Bahçesi - Masal Oku

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 10
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 15
Güldüm Güldüm 0
Kızdım Kızdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 0
Şaşırdım Şaşırdım 0