Elsa ile Parlayan Nilüfer
Küçük Elsa, gölün dibindeki parlayan nilüferin sırrını çözmek için suya dalmış. Kalbinin ışığıyla engelleri aşmış, dostluğun ve cesaretin değerini öğrenmiş.
Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarların birinde, berrak suları pırıl pırıl parlayan gizemli bir göl varmış. Bu gölün kenarında, kalbi kelebek kanatları kadar hafif, gözleri gökyüzü kadar mavi, saçları ise altın sarısı bir çocuk yaşarmış. Adı Elsa'ymış. Elsa, her sabah gölün yüzeyinde açan, ay ışığı değmiş gibi parlayan nilüferlere hayranlıkla bakarmış. Bu nilüferlerden biri, diğerlerinden daha büyük ve daha parlakmış; adeta kendi içinden ışık saçarmış. Elsa, bu parlayan nilüferin bir sırrı olduğunu hisseder, her fırsatta gölün kıyısına koşar, küçük elleriyle suyun serinliğini hisseder, nilüferin büyülü ışıltısını seyre dalarmış. "Şıp şıp" sesleriyle suya vuran dalgalar, ona sanki bir şeyler fısıldarmış.
Bir gün, gölün derinliklerinden gelen hafif bir pırıltı, Elsa'nın dikkatini çekmiş. Bu pırıltı, parlayan nilüferin hemen altından geliyormuş gibiymiş. Elsa, merakla suyun kenarına eğilmiş, küçük burnunu suya yaklaştırmış. Suyun altından yavaşça yükselen minik, ışıl ışıl bir yosun topu görmüş. Bu yosun topu, nilüferin köklerine doğru ilerliyormuş. Elsa, o an anlamış; parlayan nilüferin sırrı, bu küçük yosun topunun içinde saklıymış. Ancak gölün dibine inmek, minicik bir çocuk için hiç de kolay değilmiş. Suyun soğukluğu, derinliği ve bilinmezliği Elsa'yı biraz korkutmuş olsa da, nilüferin büyüsü onu kendine çekiyormuş. Kalbi "tık tık" atarken, ne yapacağını düşünüyormuş.
Elsa, cesaretini toplayıp, yavaşça suya girmiş. Ayakları soğuk suyu hissederken, kalbi daha da hızla atmış. Birden, suyun altından sevimli, küçük bir balık belirmiş. Balık, pulları gümüş gibi parlayan, kuyruğu ise gökkuşağı renklerinde bir balıkmış. Balık, neşeyle Elsa'nın etrafında yüzmüş, sanki ona yol göstermek istiyormuş. Elsa, balığın peşinden gitmeye karar vermiş. Birlikte, suyun derinliklerine doğru ilerlemişler. Balık, Elsa'yı nilüferin köklerine ulaştırmış. Orada, pırıl pırıl parlayan yosun topunun, nilüferin en derin köklerine sıkıca sarıldığını görmüş. Elsa, yavaşça elini uzatmış ve yosun topuna dokunmuş. O an, nilüferden yayılan ışık daha da güçlenmiş, tüm gölü aydınlatmış. Yosun topu, aslında nilüferin kalbiymiş, ona güç veren bir mucizeymiş.
Elsa, nilüferin sırrını çözdüğü için çok mutlu olmuş. Balık dostuyla birlikte su yüzeyine çıkmışlar. O günden sonra Elsa, gölün ve nilüferin koruyucusu olmuş. Herkes, parlayan nilüferin Elsa'nın kalbindeki cesaret ve dostluk sayesinde bu kadar ışık saçtığını bilirmiş. Elsa, en küçük kalplerde bile büyük bir cesaretin ve sevginin saklı olduğunu göstermiş. Gökten üç pırıltılı nilüfer yaprağı düşmüş, biri cesur Elsa'ya, biri sadık balık dostuna, biri de kalbindeki ışığı her zaman takip eden tüm minik kahramanlara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
6
Beğenmedim
2
Sevdim
10
Güldüm
1
Kızdım
2
Üzüldüm
0
Şaşırdım
0
