Kanat Perisi ile Çan Sesi Masalı

Çan çiçeklerinden doğan minik bir peri, Çançiçeği Vadisi'nin yitirilen neşeli sesini bulmak için cesur bir yolculuğa çıkar.

Kanat Perisi ile Çan Sesi Masalı - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, çiy damlalarının çançiçeklerine tıp tıp düştüğü yemyeşil bir vadide, avucun içi kadar minik bir peri yaşarmış. Kanatları sabah güneşinde eriyen bal rengindeymiş; her kanat çırpışında havada ılık bir ışık titreşir, çevresine mis gibi bir huzur yayılırmış. Bu küçük peri, vadideki bütün çançiçeklerini tek tek okşayıp onları çınlatmayı, o billur sesle sabahı uyandırmayı dünyadaki her şeyden çok severmiş. Öyle ki vadide ona 'neşeyi çalan el' derlermiş.

Bir varmış bir yokmuş, çiy damlalarının çançiçeklerine tıp tıp düştüğü yemyeşil bir vadide, avucun içi kadar minik bir p

Lakin bir sabah peri uyandığında vadiyi tuhaf, ağır bir sessizlik kaplamış. Çançiçeklerine ne kadar dokunursa dokunsun, hiçbiri o güzelim tınıyı vermez olmuş; çiçekler sararmış, başları öne eğilmiş. Vadinin yaşlı baykuşu kanadını sallayarak, 'Gökyüzünün ötesindeki Sisli Tepe'de kibirli bir büyücü, bütün sesleri bir cam fanusa hapsetmiş,' diye fısıldamış. 'Sesimizi geri istiyorsan ona gitmelisin, ama sakın korkma, çünkü o yalnızca korkanların önünde büyür.' Minik peri hiç duraksamamış; bir çançiçeği tohumunu avucuna alıp, 'Dönünce seni yeniden ekerim,' demiş ve kanatlarını çırparak fırrr diye gökyüzüne süzülmüş.

Lakin bir sabah peri uyandığında vadiyi tuhaf, ağır bir sessizlik kaplamış. Çançiçeklerine ne kadar dokunursa dokunsun,

Sisli Tepe'ye vardığında peri, soğuk bir kayanın üstünde duran kocaman cam fanusu görmüş; içinde vadinin bütün çan sesleri ürkek kelebekler gibi çırpınıyormuş. Fanusun kapağı altın bir kilitle kapalıymış ve anahtarı, uzun sakallı büyücünün boynunda sallanıyormuş. Büyücü kahkahayla, 'Sesler bende daha güzel, çünkü ben onların en büyüğüyüm!' diye böbürlenmiş. Peri korkmak yerine usulca yaklaşıp, 'En büyük olan değil, paylaşan değerlidir,' demiş. 'Bak, senin sesin de yok; çünkü kimseyle konuşmuyorsun.' Büyücü şaşkınlıkla ağzını açmış ama tek ses çıkmamış ağzından. O an gerçeği anlamış: biriktirdiği sesler ona değil, yalnız vadiye aitmiş. Utanarak boynundaki anahtarı çıkarıp periye uzatmış, kilit şıkırt diye açılmış.

Sisli Tepe'ye vardığında peri, soğuk bir kayanın üstünde duran kocaman cam fanusu görmüş; içinde vadinin bütün çan sesle

Fanus açılır açılmaz çan sesleri sevinçle dışarı dökülmüş, büyücünün üstünde dönerek ona kaybettiği kendi sesini de geri vermişler. Peri tohumunu Sisli Tepe'ye ekmiş ki orada da çançiçekleri açsın, büyücü artık yalnız kalmasın. Vadiye döndüğünde çiçekler yeniden doğrulmuş, bütün vadi billur bir müzikle çınlamış. O günden sonra peri her sabahı eskisinden daha neşeyle uyandırmış, çünkü paylaşılan güzelliğin daha da çoğaldığını öğrenmiş. Gökten üç narin kanat tozu düşmüş; biri cesur çan perisine, biri paylaşmayı öğrenen büyücüye, biri de masalımızı dinleyen, güzellikleri arkadaşlarıyla bölüşen tüm uslu çocuklara.

Fanus açılır açılmaz çan sesleri sevinçle dışarı dökülmüş, büyücünün üstünde dönerek ona kaybettiği kendi sesini de geri

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 0
Güldüm Güldüm 0
Kızdım Kızdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 0
Şaşırdım Şaşırdım 0