Masal Kuyusu Bekçileri
Kelimeleri kaybolan bir masal kuyusunu, cesur bir tavşan yavrusu ve yaşlı ateşböceği dostluklarıyla kurtarır.
Bir varmış bir yokmuş, unutulmuş bir vadinin en dibinde, ay ışığından örülmüş taşlarla kaplı sihirli bir masal kuyusu varmış. Bu kuyunun içinden her gece binlerce kelime kelebek gibi kanat çırparak yükselir, dünyanın dört bir yanındaki çocukların rüyalarına masal olup dökülürmüş. Kuyunun tek bekçisiyse Pamukçuk adında, kar beyazı tüylü, bir kulağı hafif düşük duran meraklı bir tavşan yavrusuymuş; öyle tatlıymış ki uyuyamayan çocuklar için kelimeleri usulca sıraya dizmeyi dünyada her şeyden çok severmiş.
Ne var ki bir akşam kuyunun ağzından tek bir kelime bile yükselmemiş; ortalığa çıt çıkmaz bir sessizlik çökmüş. Pamukçuk kuyunun taş kenarına tırmanıp içeri eğildiğinde, aşağıda kelimelerin soluk soluğa, tozlanmış ve birbirine karışmış halde uyuya kaldığını görmüş. 'Eyvah,' demiş minik tavşan, 'kelimeler yorgun düşmüş, kimse onları düzenlemezse bu gece hiçbir çocuğa masal gitmeyecek!' Tam o sırada karanlıkta ışıl ışıl bir kıvılcım, tıp tıp süzülerek yanına konmuş: yaşlı, bilge ve fenersi karınlı bir ateşböceği olan Işıkdede.
Işıkdede karnındaki sıcacık ışığı kuyunun derinliklerine tutarak, 'Küçük dostum, kelimeler yalnızca sevgiyle söylendiklerinde uyanır,' demiş fısıltıyla. Pamukçuk cesaretini toplayıp yumuşacık bir iple kuyunun dibine inmiş, tozlu kelimeleri tek tek avuçlayıp onlara annesinin ninnilerinden, dostluk hikâyelerinden mırıldanmış. Işıkdede ise her kelimeyi aydınlatarak yolunu göstermiş. Fırrr! Önce 'sevgi' kelimesi kanatlanmış, ardından 'dost', sonra 'birlikte'... Derken bütün kelimeler uyanıp altın bir sürü halinde kuyudan yükselmiş, gökyüzünü ışıldayan harflerle doldurmuş.
O geceden sonra Pamukçuk ile Işıkdede en yakın iki dost olmuşlar; her akşam kuyunun başında buluşup kelimeleri sevgiyle uyandırırlarmış. Uzak diyarlardaki bütün çocuklar yeniden mışıl mışıl masallarla uyur olmuş. Çünkü öğrenmişler ki en güzel masallar bile ancak dostluk ve sevgiyle söylenirse can bulurmuş; paylaşılmayan söz sararıp solar, paylaşılan söz ise ışıldarmış. Gökten üç parlak kelime düşmüş, biri kuyunun sadık bekçisi ak tüylü tavşana, biri ışığını hiç esirgemeyen bilge ateşböceğine, biri de bu masalı dinleyip dostlarına sevgiyle davranan tüm uslu çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
8
Beğenmedim
3
Sevdim
14
Güldüm
0
Kızdım
1
Üzüldüm
1
Şaşırdım
0
