Yastık Labirenti Masalı
İki yaşındaki meraklı Mete, annesi mutfaktayken evdeki renkli yastıkları dizerek kendine harika bir labirent kurar.
Bir varmış bir yokmuş... Güneşin camlardan içeriye sıcacık gülümsediği, oyuncakların etrafa neşeyle saçıldığı aydınlık bir evde, yanakları elma gibi pembe, iki yaşında minik bir bebek yaşarmış. Adı Mete imiş.
Bir sabah Mete, annesiyle birlikte salonun ortasındaki yumuşacık halının üzerinde oturuyormuş. Annesi, koltuktaki renkli yastıkları kabartırken Mete'ye dönmüş ve gülümseyerek anlatmış:
"Bak Mete, bu kırmızı bir yastık, yumuşacık! Bu da mavi yastık, kare şeklinde. Yastıklar sadece başımızı koyup uyumak için değildir. Onlarla kuleler yapabiliriz, çadırlar kurabiliriz. Hayal gücümüzle yastıklar her şeye dönüşebilir!"
Mete, "Pof! Pof!" diyerek yastıklara minik elleriyle vurmuş ve kıkır kıkır gülmüş.
Annesi, "Sen burada oyuncaklarınla oyna bebeğim, ben mutfaktan sana mis gibi meyve püreni getirip geliyorum," diyerek mutfağa gitmiş.
Mete halıda tek başına kalınca, annesinin sözlerini düşünmüş. Gözleri koltuktaki ve yerdeki yastıklara takılmış. Büyük yastıklar, küçük yastıklar, sarı, yeşil, mor yastıklar... Mete ayağa kalkmış, paytak paytak yürüyerek en büyük kırmızı yastığı kucaklamış. "Hoppa!" diyerek onu halının ortasına bırakmış.
Sonra gidip mavi yastığı almış, onu da kırmızının hemen yanına dizmiş.
Mete o kadar heyecanlanmış ki, odadaki bütün yastıkları taşımaya başlamış. "Pıtır pıtır" yürüyor, yastıkları yan yana, uca uca diziyormuş. Bazen yastıklar devriliyor ama Mete hiç pes etmiyor, onları tekrar düzeltiyormuş.
Farkında olmadan yastıklardan kıvrımlı, uzun bir yol, yani kocaman bir Yastık Labirenti inşa etmiş!
Mete, yaptığı bu yastık duvarlarının arasına girmiş ve emeklemeye başlamış. Sağdan dönmüş bir yastık, soldan dönmüş başka bir yastık! Labirentin içinde yolunu bulmak çok eğlenceliymiş. Kendi kendine, "Cee-eee!" diyerek yastıkların arkasından saklanıp çıkıyormuş.
O sırada elinde meyve püresi kasesiyle salona dönen Annesi, kapıda donup kalmış. Gözleri kocaman açılmış! Salonun ortasında devasa, rengarenk bir yastık yolu duruyormuş.
Tam o an, mavi bir yastığın arkasından Mete'nin kıvırcık saçlı başı fırlamış ve gülücükler saçarak annesine bakmış.
Annesi kahkahalar atarak elindeki tepsiyi masaya bırakmış. Hemen halıya, Mete'nin kurduğu labirentin yanına çömelmiş.
"İnanamıyorum Mete! Sen harika bir mimarsın! Kendi başına ne kadar güzel bir oyun alanı kurmuşsun," diyerek onu sevgiyle kucaklamış.
Annesi de labirentin diğer ucuna geçmiş ve Mete ile birlikte yastık tünellerinin arasından emekleyerek kovalamaca oynamışlar. Mete o gün, kendi elleriyle bir şeyler inşa etmenin ve yeni bir oyun icat etmenin o büyük mutluluğunu yaşamış.
Gökten üç yumuşak yastık düşmüş: Biri yaratıcı minik Mete'ye. Biri onu sevgiyle destekleyen annesine. Biri de evdeki eşyalarla kendi sihirli dünyasını kuran tüm zeki bebeklere.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
27
Beğenmedim
3
Sevdim
39
Güldüm
6
Kızdım
0
Üzüldüm
5
Şaşırdım
8
