Altın Kız Alya ve Şifa Masalı

Kalbi Altın Kız Alya, sihirli ormanda yaşayan dostlarına yardım etmek için cesur bir yolculuğa çıkar. Kan bağışının önemini anlatan bu masal, umut ve iyilikle dolu!

Altın Kız Alya ve Şifa Masalı - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil yaprakların fısıltılarıyla dolu, berrak suların şıpır şıpır aktığı, rengarenk çiçeklerin etrafa mis kokular yaydığı bir diyarda, kalbi altın, saçları güneş ışığı gibi parlayan küçük bir kız yaşarmış. Adı Alya’ymış. Alya’nın en sevdiği şey, sihirli ormanın derinliklerinde yaşayan dostlarına yardım etmek, onlara neşe saçmakmış. Parmak uçları değdiği her şeye pırıltılar saçarmış sanki, öyle umut dolu, öyle hayat doluymuş ki o, etrafındaki herkesin yüzünde bir gülümseme beliriverirmiş. Kuşlar bile onun sesini duyunca şırıl şırıl şarkılarını daha bir coşkuyla söylermiş, kelebekler etrafında fırrr fırrr dönerek dans edermiş.

Altın Kız Alya ve Şifa Masalı - Masal Oku

Günlerden bir gün, ormanın en bilge ağacı olan Koca Meşe’nin dallarından derin bir hıçkırık sesi duyulmuş. Alya, merakla sesin geldiği yöne doğru koşmuş. Koca Meşe’nin altında, gözleri yaşlarla dolu, minik sincap Melda’yı görmüş. Melda, en yakın arkadaşı, minicik tüyleriyle ormanın neşe kaynağı olan cıvıl cıvıl kuş Onur’un hastalandığını, renklerinin solduğunu, şarkı söyleyemediğini anlatmış. Onur’un hastalığı çok nadirmiş, kalbindeki pırıltılar tükenmek üzereymiş ve bu pırıltıları geri getirebilecek tek şey, özel bir kan bağışıymış. Ancak ormanda bu özel kanı verebilecek kimse yokmuş. Melda’nın gözyaşları tıp tıp toprağa düşerken, Alya’nın kalbi de burkulmuş. Onur’u kurtarmak için ne yapması gerektiğini düşünürken, aklına ormanın uzak ucunda yaşayan, şifalı otları ve kadim bilgileriyle ünlü yaşlı baykuş Cüneyt gelmiş. Hemen yola koyulmuş, minik adımlarıyla ormanın patikalarında ilerlerken, her adımında umut pırıltıları saçıyormuş.

Altın Kız Alya ve Şifa Masalı - Masal Oku

Alya, uzun bir yolculuğun ardından nihayet yaşlı baykuş Cüneyt’in mağarasına ulaşmış. Mağaranın içinde, binlerce parşömen ve şifalı otların kokusu havada süzülüyormuş. Cüneyt, bilge gözleriyle Alya’yı süzmüş ve onun kalbindeki iyiliği hemen anlamış. Alya, Onur’un durumunu anlatmış ve Cüneyt’ten yardım istemiş. Cüneyt, derin bir nefes alarak, bu özel kan bağışının sadece çok saf ve iyi kalpli birinden alınabileceğini, çünkü bu kanın sadece fiziksel değil, ruhsal pırıltıları da taşıdığını söylemiş. Ve bu pırıltıların, veren kişinin sevgisi ve iyiliğiyle birleşerek hastaya şifa olacağını açıklamış. Alya, hiç düşünmeden kendi kanını vermeye gönüllü olmuş. Cüneyt, özel bir bitkiden yapılmış, acıyı hissettirmeyen minik bir iğneyle Alya’dan birkaç damla kan almış ve bu kanı sihirli bir kaba doldurmuş. Kan damlaları kabın içinde ışıl ışıl parlamaya başlamış, sanki minik yıldızlar dans ediyormuş.

Altın Kız Alya ve Şifa Masalı - Masal Oku

Alya, Cüneyt’in verdiği şifalı kan pırıltılarıyla dolu kabı alarak hızla Onur’un yanına dönmüş. Melda ve diğer orman dostları umutla bekliyormuş. Alya, kabı titreyen elleriyle Onur’un minik gagasının ucuna yaklaştırmış. Onur, yavaşça pırıltılı damlaları içmiş. Ve işte o an! Onur’un solgun tüyleri yeniden canlanmaya başlamış, gözlerindeki ışıltı geri gelmiş ve minicik kalbi daha güçlü atmaya başlamış. Ardından, ormanı dolduran en güzel şarkısını söylemeye başlamış. Tüm orman coşkuyla alkışlamış, neşe çığlıkları kulakları doldurmuş. Alya, kalbinden gelen bu iyilikle ne kadar büyük bir kahramanlık yaptığını anlamış. Kan vermek, sadece bir damla kan değil, bir umut ışığı, bir yaşam pırıltısı vermekmiş. Gökten üç altın pırıltı düşmüş, biri kalbi altın Alya’ya, biri şifa bulan Onur’a, biri de bu masalı dinleyen ve hayatın pırıltılarını başkalarıyla paylaşan tüm iyi kalpli çocuklara.

Altın Kız Alya ve Şifa Masalı - Masal Oku

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 7
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 9
Güldüm Güldüm 2
Kızdım Kızdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 1
Şaşırdım Şaşırdım 0