Gece Yarısı Kütüphanesi
Gündüzleri sessiz olan Eski Şehir Kütüphanesi, gece neşeyle dolar.
Bir varmış bir yokmuş... Şehrin en eski sokağında, tavanı gökyüzü kadar yüksek, rafları ağaçlar kadar dolu, toz ve vanilya kokulu Eski Şehir Kütüphanesi varmış. Bu kütüphanenin bekçisi, gözlükleri burnunun ucunda duran, Necmi Dedeymiş. Necmi Dede, her akşam "Şşşt, kitaplar uyuyor," diyerek ışıkları kapatır, kapıyı kilitler ve evine gidermiş.
Ama asıl eğlence, kilit "tık" diye ses çıkardığında başlarmış!
Gece yarısı olup ay ışığı kütüphanenin büyük penceresinden içeri süzüldüğünde, raflardan bir kıpırtı duyulurmuş.
Önce "Ormanlar Kralı" kitabının kapağı gıcırdayarak açılmış. İçinden yelesi pırıl pırıl, sevimli bir Aslan yavaşça dışarı adım atmış. Aslan gerinmiş ve kükremek istemiş ama kütüphane kuralını hatırlayıp sadece fısıldamış: "Miyavvv..." (Yani sessiz kükreme!)
Hemen yan raftaki "Kutuplar" kitabından paytak paytak yürüyen, atkı takmış minik bir Penguen kayarak inmiş. Masal kitaplarının olduğu bölümden ise uzun kulaklı, zıpır bir Tavşan fırlamış.
Aslan, Penguen ve Tavşan birbirlerine "Çak!" yapmışlar.
Aslan fısıldayarak, "Arkadaşlar! Parti zamanı! Ama kuralımızı unutmuyoruz: Sessiz olacağız!" demiş.
Kütüphane bir anda panayır yerine dönmüş ama çıt çıkmıyormuş! Penguen, cilalı yerlerde "vınnn" diye sessizce kayıyor, Tavşan rafların arasında saklambaç oynuyor, Aslan ise ansiklopedilerden kuleler yapıp adeta bir kral gibi yürüyerek altından geçiyormuş.
Diğer kitaplardan çıkan renkli kelebekler havada uçuşuyor, notalar müzik kitabından çıkıp etrafta dans ediyormuş.
Tavşan, bir ara heyecanlanıp zıplarken yanlışlıkla bir kitabı yere düşürmüş: BAM!
Herkes donup kalmış. "Eyvah! Necmi Dede duyacak!" diye korkmuşlar. Ama sonra kütüphanenin sessizliği onları korumuş. Aslan, kitabı nazikçe yerine koymuş. "Daha dikkatli olmalıyız, bu kitaplar çocukların hayalleri," demiş.
Sabaha kadar sessizce gezmişler, eğlenmişler, oyunlar oynamışlar. Güneşin ilk ışıkları pencereye vurduğunda, Aslan, "Hadi bakalım, herkes yerine! Çocuklar gelmek üzere!" diye komut vermiş.
Penguen kitabına kaymış, Tavşan sayfaların arasına zıplamış, Aslan da kapağını kapatmış.
Sabah Necmi Dede kapıyı açtığında içeride tuhaf, tatlı bir hava varmış. Sanki hava daha ılık, raflar daha parlakmış.
İçeri giren ilk çocuk Nazlı, "Aa! Necmi Dede, burası bugün çok neşeli görünüyor! Kitaplar sanki gülümsüyor," demiş.
Nazlı, Aslan'ın olduğu kitabı eline aldığında, kitabın kapağının hafifçe sıcak olduğunu hissetmiş. Sayfaları açtığında sanki Aslan ona göz kırpmış gibi gelmiş.
O gün kütüphaneye gelen her çocuk, okuduğu hikayenin içine daha çok girmiş, daha çok eğlenmiş. Çünkü o kitapların içinde, geceden kalma neşe ve dostluk saklıymış.
Gökten üç kitap ayracı düşmüş: Biri kitapları koruyan Necmi Dede'ye. Biri geceleri partileyen sevimli kahramanlara. Biri de kitap okurken hayallere dalan akıllı çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
25
Beğenmedim
2
Sevdim
15
Güldüm
4
Kızdım
1
Üzüldüm
3
Şaşırdım
6
