Keloğlan ile Kraliyet Horozu
Keloğlan, gerçeği söyleyen altın dilli horozla saraya çağrılır. Herkes yalanı severken o, doğruluğun bedelini ve değerini öğrenir.
Bir varmış bir yokmuş, develer tellal, pireler berber iken, bir vadinin eteğinde kerpiç damlı bir kulübede Keloğlan yaşarmış. Kafası cilalı bir fındık gibi parlar, gözleri ise sabahın ilk ışığı kadar açık ve zekiymiş. Fakir olmasına fakirmiş ama ağzından hiç yalan çıkmazmış; köyde ne satarsa doğrusunu söyler, bozuk kavunu çürük diye, tatlı balı has diye anlatırmış. Kümesinde de altın gagalı, sırtı bakır rengi parıldayan bir horozu varmış ki, bu horoz ötünce yalnızca gerçeği söylermiş.
Bir sabah horoz 'Üü-ürüü! Padişahın tacı eğri takılmış, lalası bunu söylemeye korkuyor!' diye ötmüş. Söz dağ aşmış, saraya ulaşmış; padişah bu altın dilli horozu merak edip Keloğlan'ı huzura çağırmış. Yollar tozlu, saray ise mermerden ışıldarmış. Padişah 'Söylesin bakalım bu hayvan, ben nasıl bir hükümdarım?' demiş. Horoz boynunu uzatıp 'Üü-ürüü! Cömertsin ama dalkavukları çok dinlersin, hazineni onlar yer!' diye ötünce saray buz kesmiş. Dalkavuklar kıpkırmızı kesilmiş, padişah ise kaşlarını çatıp bir süre susmuş.
Vezir sinsice yaklaşmış, 'Efendim, bu horoz uğursuzdur, kafese koyup kuyuya atalım!' diye fısıldamış. Keloğlan korkmadan öne çıkıp 'Padişahım, gerçeği söyleyen dost, güzel yalan söyleyen düşmandan hayırlıdır. Horozumu suçlarsanız, çevrenizde yalnızca size yalan söyleyenler kalır,' demiş. Tam o an sarayın kapısı tak tak vurulmuş; horozun uyardığı bir çetenin hazineyi soymaya geldiği ortaya çıkmış. Horoz 'Üü-ürüü! İşte dalkavukların gizlice çağırdığı hırsızlar!' diye bağırınca muhafızlar koşmuş, çete yakalanmış. Padişah hakikati o an bütün çıplaklığıyla görmüş.
Padişah utançla gülümseyip Keloğlan'ı baş danışman yapmak istemiş, lakin Keloğlan 'Ben köyümün doğrularıyla mutluyum, sarayın tatlı yalanlarıyla değil,' demiş. Padişah da dalkavukları kovmuş, altın dilli horozu sarayın bahçesine onur konuğu etmiş. Keloğlan köyüne dönerken herkes anlamış ki, insana en çok yarayan şey hoşa giden söz değil, yüze karşı söylenen dürüst sözmüş. Gökten üç altın tüy düşmüş; biri hiç yalan söylemeyen Keloğlan'a, biri gerçeği haykıran cesur horoza, biri de bu masalı dinleyip her zaman doğruyu söyleyen tüm dürüst çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
6
Beğenmedim
0
Sevdim
9
Güldüm
0
Kızdım
0
Üzüldüm
0
Şaşırdım
0
